arşiv

‘Çeşitli’ kategorisi için arşiv

Büyüdüğünüzü Nasıl Farkedersiniz?

Çarşamba, 24 Mar 2010 Soner Gönül View Comments

buyumek Büyüyünce “keşke büyümeseydim” diyor insanlar. Küçükken de “ben ne zaman büyüycem”. İşler karmaşık bir hal alıyor büyüyünce. Herşey ciddileşiyor. Küçükken yaptığınız şeylerin artık bir yaptırımı olmaya başlıyor. Peki nasıl farkedersiniz büyüdüğünüzü? Belirli bir yaşa gelince mi? Kazık kadar adam olunca mı? Bakalım neler oluyor büyüdüğümüzde?

1- Daha az kişiden “sus, az konuş” gibi uyarılar alıyorsanız,

2- Bayramlarda el öpünce para almıyorsanız,

3- Erkenden kendi isteğinle yatmaya başladıysan,

4- İstemediğin şeyleri yapmak zorunda kalıp, bu konuda hiçbirşey yapamıyorsan,

5- Haberleri ciddi ciddi takip etmeye başladıysan,

6- Arkadaşların birileriyle çıkmak yerine evleniyorsa,

7- Fırsat bulduğunuzda biraz kestirmek istiyorsanız,

8- Bilgisayar başında geçirdiğiniz zamanınız çoğu iş ile ilgiliyse,

9- Yüksek ses, yüksek müzikten rahatsız oluyorsanız,

10- Yarabandınızı kendiniz yapıştırıyorsanız,

11- Çizgisiz kağıda kaydırmadan yazabiliyorsanız,

12- Birşeyi yaparken eskisinden daha çok düşünüyorsanız,

13- Eğlenmek için paraya ihtiyaç duyuyorsanız,

14- Otobüs beklerken sıra var mı diye bakınıyorsanız,

15- Buzdolabının üstünü görebiliyorsanız,

16- “Oynamıyorum” diyemiyorsanız,

17- Sigarayı bıraktıysanız,

18- Babanızdan para istemeye utanıyorsanız, büyü bozulmuş, büyümüşsünüz demektir.

Related posts

Konuşmayı Bilmek

Pazartesi, 22 Mar 2010 Soner Gönül View Comments

konusmak Profesör konferans vermek üzere salona girmiş. Salon, ön sırada oturan seyis dışında boşmuş.
Konuşup konuşmama konusunda tereddüde düşen Profesör sonunda seyise sormuş:

- Buradaki tek kişi sensin. Sana göre konuşmalı mıyım, yoksa konuşmamalı mıyım?

Seyis cevap vermiş:

‘Hocam ben basit bir insanım, bu konulardan anlamam. Fakat ahıra gelseydim ve bütün atların kaçıp bir tanesinin kaldığını görseydim, yine de onu beslerdim.’

Bu sözlere hak veren profesör konferansa başlamış. Iki saatin üzerinde konuşmuş durmuş,

Konferanstan sonra kendini mutlu hissetmiş, dinleyicisinin de konferansın çok iyi olduğunu onaylamasını isteyerek sormuş:

-’Konuşmayı nasıl buldun?’

Seyis cevap vermiş:

‘Hocam sana daha önce basit bir adam olduğumu ve bu konulardan pek anlamadığımı söylemiştim. Gene de eğer ahıra gelir biri dışında tüm atların kaçtığını görseydim, onu beslerdim, ama elimdeki tüm yemi ona verip hayvanı çatlatmazdım. ‘

‘Ne kadar bilirsen bil, soylediklerin karşıdakinin anladığı kadardır.’ ~ MEVLANA

Related posts

Mantık ve Yasallık Karşılaştırılması

Pazartesi, 22 Mar 2010 Soner Gönül View Comments

mantik Bir ögrenci , logistik+organisation dersinin yazılı sınavından kalıyor.

Ögrenci: siz beni cezalandırıyorsunuz. bunu hiç anlıyormusunuz? diye soruyor.

Profesör de: evet tabiki. yoksa nasıl profesör olabilirdim diye cevap veriyor.

Ögrenci: iyi o zaman. size birşey sormak istiyorum. eğer doğru cevabı verirseniz, ben kötü notumu alıyorum ve gidiyorum. bununla beraber eğer cevabı bilemezseniz bana iyi not vereceksiniz şeklinde bir teklifte bulunuyor.’, ‘Profesör de: anlaşıldı tamam. sor bakalım şeklinde yanıtlıyor öğrencisini.

Ögrenci: yasal olupta mantıklı olmayan nedir? mantıklı olupta yasal olmayan nedir? ne mantıklı ne de yasal olan nedir? şeklinde sorularını sıralıyor.

Profesör iyice bir düsündükten sonra hiç bir cevap veremiyor. ve o ögrenciye iyi not vererek onu geçiriyor. daha sonra profesör en iyi ögrencisini çağırıyor ve aynı soruları ona soruyor.

Ögrenci hemen cevap veriyor:

Siz 63 yaşındasınız ve 35 yaşındaki bir bayanla evlisiniz. bu yasal ama bununla beraber mantıklı değil.

Karınızın 25 yaşında bir dostu var, bu gerçi mantıklı ama yasal değil.

Siz, karınızın dostuna iyi bir not veriyor ve onu geçiriyorsunuz oysaki o sınıfta kalmıştı. bu ise ne mantıklı ne de yasal.

Related posts

Categories: Çeşitli Tags: , ,

Ken Robinson; “Okullar yaratıcılığı öldürüyor.”

Cumartesi, 06 Mar 2010 Soner Gönül View Comments

creative TED Konferansları, yetkin ve elit bir grubun “Ideas Worth Spreading” ilkesi ile 1984te  Teknoloji, Eğlence ve Tasarım dünyasından insanları bir araya getirerek başlattığı bir girişim. Kapsam daha da genişlemiş durumda. Her yıl, Kaliforniya’da  TED , ve multicast olan teleconference türü TED Aktif,  İngiltere’de TED Global ve TED India  konferansları yapılıyor. Ülkemizde de düzenlenen bu konferanslarda  yeni  fikirleri sunmak ve paylaşmak amacıyla yapılıyor.

Ken Robinson’ı da bu konuşmaların birinde keşfettim. Konuşmasında okuduğumuz okulun ve bulunduğumuz sosyal çevrenin yaratıcılığı nasıl etkilediğini oldukça keyifli bir biçimde anlatıyor.

***
About Ken Robinson

Creativity expert Sir Ken Robinson challenges the way we’re educating our children. He champions a radical rethink of our school systems, to cultivate creativity and acknowledge multiple types…

***

Related posts

Poon Lim’in Kurtuluş Hikayesi

Cumartesi, 06 Mar 2010 Soner Gönül View Comments

poon-lim İnsanlar bir dünya rekoru kırabilmek için her türlü tuhaf şeyi yapabiliyorlar.

Dünyanın en büyük pizzası. En uzun tırnak. Dişleriyle bir treni çekebilen adam. En gürültülü rock konseri. Vesaire, vesaire…

Yine de kimsenin kırmak istemeyeceğinden emin olduğum bir dünya rekoru daha var. Rekoru  elinde  tutan  kişi  Poon  Lim  adlı  bir  adam.  Atlantik  okyanusunun güneyinde,  bir  cankurtaran  botunun  içinde  tam  133  gün  boyunca  hayatta kalmayı başardı.

 

 

devamını oku…

Related posts

Violet Jessop’un Laneti

Cumartesi, 16 Oca 2010 Soner Gönül View Comments

titanic

Titanic. Titanic. Titanic.
Bu gemiye dair her şey büyük. Büyük gemi. Büyük felaket. Büyük enkaz. Büyük film. Sizi     yaşananların     detaylarıyla     sıkmayacağım.     Eminim     birçok     kez duymuşsunuzdur.  Ayrıca,  ben  burada  batmayan  Violet  Jessop’tan  bahsetmek istiyorum.

 

Ne  düşündüğünüzü  biliyorum.  Batmayan  Molly  Brown,  değil  miydi  o?  Elbette ama  siz  başka  bir  hikayeden  bahsediyorsunuz.  Molly  tek  bir  deniz  kazasından kurtuldu. Violet Jessop ise, her nasılsa, üç!

Önce,   Violet’in   yaşam   öyküsüne   bakalım   ve   bu   felaketlerden   nasıl   zarar gördüğünü öğrenelim.

 

devamını oku…

Related posts

Yarasa Bombaları – Bir Başka Çok Gizli Silah

Pazar, 06 Ara 2009 Soner Gönül View Comments

Amerika Birleşik Devletleri’nin, Japon şehirleri Hiroshima ve Nagasaki’ye atom bombası  atmasının  ardından  İkinci  Dünya  Savaşı’nın  kısa  bir  sürede  sona erdiğini  biliyorsunuzdur.  Geçenlerde,  Amerika’nın  o  dönemde  üzerinde  çalıştığı alternatif bir silahtan haberdar oldum. Bu silah, nükleer silahların sebep olduğu can   kaybına   da   yol   açmadan   Japonların  boyun  eğmesini  sağlayabilecekti. Yarasalardan bahsediyorum. Canlı, nefes alan, memeli yarasalardan.

 

 

 

devamını oku…

Related posts

İkinci Dünya Savaşının En Tuhaf Silahı: Fu Go

Salı, 01 Ara 2009 Soner Gönül View Comments

 fu-go

Buna   inanmakta   güçlük   çekebilirsiniz   ama   ilk   kıtalararası   bombalama operasyonu  Amerika  Birleşik  Devletleri’ne  karşı  düzenlenmiş  ve  başarıyla  da uygulanmıştır.  Şimdi  hafıza  kayıtlarımızda  bir  yolculuğa  çıkalım.  İkinci  Dünya Savaşı  hakkında  tüm  bildiklerinizi  aklınıza  getirin.  Bu  saldırıları  bir  yere koyabiliyor musunuz? Acaba  Japon  kamikazeleri  mi  saldırmıştı?  Hayır,  onlar  Amerikan  gemilerine saldırdılar,  topraklarına  değil.  Japonların,  Kaitan  isimli,  benzer  bir  kamikaze denizaltı programı da vardı. Kakan ile ABD kıyı şeridine saldırmışlardı. Ama bu kıtalararası bir saldın olarak değerlendirilemez.Almanlar olabilir mi? Hayır, onlar da Amerika’ya hiç dokunmamışlardı. Bahsettiğimiz,   Japon   Fu-Go   programı.

 

 

 

 

devamını oku…

Related posts

Tarihin En Yapışkan Felaketi

Cumartesi, 21 Kas 2009 Soner Gönül View Comments

15  Ocak  1919  tarihinde  Boston, Massachusetts’in  büyük  kısmını  kaplayan  Büyük  Şeker  Pekmezi  Seli’nden bahsediyorum elbette. Tarihin en yapışl yapış felaketinden.

Bu dönemde şeker pekmezi Amerika’nın en çok kullanılan tatlandırıcısıydı. Her tür  kurabiye,  pasta,  ekmek  ve  özellikle  de  içki  yapımında  kullanılıyordu. Popülerliğine  bağlı  olarak,  Boston  sahil  şeridine  yayılmış  birçok  şeker  pekmezi fabrika  ve  depoları  mevcuttu.  Ne  de  olsa  Boston,  ABD’nin  damıtma  merkezi kabul ediliyordu.

Bu hikayede bu tesislerden sadece birini ele alacağız: Boston’un kuzey  sınırında,  bugün  dünyaca  ünlü  Faneuil  Hail,  Quincy  Market  ve  New
England Akvaryumu’nun bulunduğu bölgedeki geniş bir depo.

devamını oku…

Related posts

Kafasız Tavuk Mike

Pazartesi, 09 Kas 2009 Soner Gönül View Comments

kafasiz-tavuk-mike O GERÇEKTEN KAFASI KESİLMİŞ HALDE ETRAFTA KOŞUŞTURAN BİR TAVUKTU.

Bu  öykü  Tavuk  Mike  hakkında.  Mike,  tabii  ki  bildiğiniz  sıradan  tavuklardan değildi. Hem de hiç sıradan değildi. Yazdık ya, Mike kafasız bir tavuktu. Daha da ayrıntılı bilgi vermek gerekirse Mike kafası olmayan bir horozdu. Şunu belirtmeliyim ki, Mike her zaman kafasız bir kuş değildi. Aslında Fruita, Colorado’da kafasıyla birlikte yüzde yüz normal bir hayvan olarak doğmuştu.

10  Eylül  1945  tarihinde  Mike’ın  beş  buçuk  aylık  kısa  yaşamım  çekilmez  hale getirecek  bir  şey  oldu.  O  gün  Mike  ölüm  cezası  aldı.  Sahipleri  Llyod  ve  Clara Olsen, kümesteki hayvanların birazını katletmenin, birazını satmanın, kalanları da  kendileri  için  kesmenin  zamanı  geldiğine  karar  verdiler.  Bu  niyetle  kümese geldiler.
Dikkat et Mike!

 

devamını oku…

Related posts

Categories: Çeşitli Tags: , ,