arşiv

‘Çeşitli’ kategorisi için arşiv

Ken Robinson; “Okullar yaratıcılığı öldürüyor.”

Cumartesi, 06 Mar 2010

creative TED Konferansları, yetkin ve elit bir grubun “Ideas Worth Spreading” ilkesi ile 1984te  Teknoloji, Eğlence ve Tasarım dünyasından insanları bir araya getirerek başlattığı bir girişim. Kapsam daha da genişlemiş durumda. Her yıl, Kaliforniya’da  TED , ve multicast olan teleconference türü TED Aktif,  İngiltere’de TED Global ve TED India  konferansları yapılıyor. Ülkemizde de düzenlenen bu konferanslarda  yeni  fikirleri sunmak ve paylaşmak amacıyla yapılıyor.

Ken Robinson’ı da bu konuşmaların birinde keşfettim. Konuşmasında okuduğumuz okulun ve bulunduğumuz sosyal çevrenin yaratıcılığı nasıl etkilediğini oldukça keyifli bir biçimde anlatıyor.

***
About Ken Robinson

Creativity expert Sir Ken Robinson challenges the way we’re educating our children. He champions a radical rethink of our school systems, to cultivate creativity and acknowledge multiple types…

***

Soner Gönül Eğlence, Çeşitli , , , , , ,

Poon Lim’in Kurtuluş Hikayesi

Cumartesi, 06 Mar 2010

poon-lim İnsanlar bir dünya rekoru kırabilmek için her türlü tuhaf şeyi yapabiliyorlar.

Dünyanın en büyük pizzası. En uzun tırnak. Dişleriyle bir treni çekebilen adam. En gürültülü rock konseri. Vesaire, vesaire…

Yine de kimsenin kırmak istemeyeceğinden emin olduğum bir dünya rekoru daha var. Rekoru  elinde  tutan  kişi  Poon  Lim  adlı  bir  adam.  Atlantik  okyanusunun güneyinde,  bir  cankurtaran  botunun  içinde  tam  133  gün  boyunca  hayatta kalmayı başardı.

 

 

devamını oku…

Soner Gönül Çeşitli , , , , ,

Violet Jessop’un Laneti

Cumartesi, 16 Oca 2010

titanic

Titanic. Titanic. Titanic.
Bu gemiye dair her şey büyük. Büyük gemi. Büyük felaket. Büyük enkaz. Büyük film. Sizi     yaşananların     detaylarıyla     sıkmayacağım.     Eminim     birçok     kez duymuşsunuzdur.  Ayrıca,  ben  burada  batmayan  Violet  Jessop’tan  bahsetmek istiyorum.

 

Ne  düşündüğünüzü  biliyorum.  Batmayan  Molly  Brown,  değil  miydi  o?  Elbette ama  siz  başka  bir  hikayeden  bahsediyorsunuz.  Molly  tek  bir  deniz  kazasından kurtuldu. Violet Jessop ise, her nasılsa, üç!

Önce,   Violet’in   yaşam   öyküsüne   bakalım   ve   bu   felaketlerden   nasıl   zarar gördüğünü öğrenelim.

 

devamını oku…

Soner Gönül Çeşitli , , , , , ,

Yarasa Bombaları – Bir Başka Çok Gizli Silah

Pazar, 06 Ara 2009

Amerika Birleşik Devletleri’nin, Japon şehirleri Hiroshima ve Nagasaki’ye atom bombası  atmasının  ardından  İkinci  Dünya  Savaşı’nın  kısa  bir  sürede  sona erdiğini  biliyorsunuzdur.  Geçenlerde,  Amerika’nın  o  dönemde  üzerinde  çalıştığı alternatif bir silahtan haberdar oldum. Bu silah, nükleer silahların sebep olduğu can   kaybına   da   yol   açmadan   Japonların  boyun  eğmesini  sağlayabilecekti. Yarasalardan bahsediyorum. Canlı, nefes alan, memeli yarasalardan.

 

 

 

devamını oku…

Soner Gönül Çeşitli , , , , , , ,

İkinci Dünya Savaşının En Tuhaf Silahı: Fu Go

Salı, 01 Ara 2009

 fu-go

Buna   inanmakta   güçlük   çekebilirsiniz   ama   ilk   kıtalararası   bombalama operasyonu  Amerika  Birleşik  Devletleri’ne  karşı  düzenlenmiş  ve  başarıyla  da uygulanmıştır.  Şimdi  hafıza  kayıtlarımızda  bir  yolculuğa  çıkalım.  İkinci  Dünya Savaşı  hakkında  tüm  bildiklerinizi  aklınıza  getirin.  Bu  saldırıları  bir  yere koyabiliyor musunuz? Acaba  Japon  kamikazeleri  mi  saldırmıştı?  Hayır,  onlar  Amerikan  gemilerine saldırdılar,  topraklarına  değil.  Japonların,  Kaitan  isimli,  benzer  bir  kamikaze denizaltı programı da vardı. Kakan ile ABD kıyı şeridine saldırmışlardı. Ama bu kıtalararası bir saldın olarak değerlendirilemez.Almanlar olabilir mi? Hayır, onlar da Amerika’ya hiç dokunmamışlardı. Bahsettiğimiz,   Japon   Fu-Go   programı.

 

 

 

 

devamını oku…

Soner Gönül Çeşitli , , , , , , , ,

Tarihin En Yapışkan Felaketi

Cumartesi, 21 Kas 2009

15  Ocak  1919  tarihinde  Boston, Massachusetts’in  büyük  kısmını  kaplayan  Büyük  Şeker  Pekmezi  Seli’nden bahsediyorum elbette. Tarihin en yapışl yapış felaketinden.

Bu dönemde şeker pekmezi Amerika’nın en çok kullanılan tatlandırıcısıydı. Her tür  kurabiye,  pasta,  ekmek  ve  özellikle  de  içki  yapımında  kullanılıyordu. Popülerliğine  bağlı  olarak,  Boston  sahil  şeridine  yayılmış  birçok  şeker  pekmezi fabrika  ve  depoları  mevcuttu.  Ne  de  olsa  Boston,  ABD’nin  damıtma  merkezi kabul ediliyordu.

Bu hikayede bu tesislerden sadece birini ele alacağız: Boston’un kuzey  sınırında,  bugün  dünyaca  ünlü  Faneuil  Hail,  Quincy  Market  ve  New
England Akvaryumu’nun bulunduğu bölgedeki geniş bir depo.

devamını oku…

Soner Gönül Çeşitli , , , , ,

Kafasız Tavuk Mike

Pazartesi, 09 Kas 2009

kafasiz-tavuk-mike O GERÇEKTEN KAFASI KESİLMİŞ HALDE ETRAFTA KOŞUŞTURAN BİR TAVUKTU.

Bu  öykü  Tavuk  Mike  hakkında.  Mike,  tabii  ki  bildiğiniz  sıradan  tavuklardan değildi. Hem de hiç sıradan değildi. Yazdık ya, Mike kafasız bir tavuktu. Daha da ayrıntılı bilgi vermek gerekirse Mike kafası olmayan bir horozdu. Şunu belirtmeliyim ki, Mike her zaman kafasız bir kuş değildi. Aslında Fruita, Colorado’da kafasıyla birlikte yüzde yüz normal bir hayvan olarak doğmuştu.

10  Eylül  1945  tarihinde  Mike’ın  beş  buçuk  aylık  kısa  yaşamım  çekilmez  hale getirecek  bir  şey  oldu.  O  gün  Mike  ölüm  cezası  aldı.  Sahipleri  Llyod  ve  Clara Olsen, kümesteki hayvanların birazını katletmenin, birazını satmanın, kalanları da  kendileri  için  kesmenin  zamanı  geldiğine  karar  verdiler.  Bu  niyetle  kümese geldiler.
Dikkat et Mike!

 

devamını oku…

Soner Gönül Çeşitli , ,

Okullarda Öğretilen 7 Yanlış Kavram

Salı, 27 Eki 2009

ampul

Okullarda öğrenilen her bilgi doğru değil tabi ki. Thomas Edison’un ampülü bulduğunu veya Einstein’ın herzaman zeki biri olduğunu mu sanıyorsunuz? Tabi ki yapmadılar. Fakat bize küçüklükten beri bu şekilde öğretiyorlar. Tıpkı Din Kültürü ve Ahlah Bilgisi derslerinde sadece İslam dini hakkında bilgi vermeleri gibi. Bilmemizi istedikleri şeyleri öğretiyorlar. Gelin bunlara kısaca bir göz atalım;

devamını oku…

Soner Gönül Çeşitli , , , , , , , , , , , , , , ,

İnanılması Zor Gerçekler

Cumartesi, 24 Eki 2009

Sigarayı bırakan insanın günde 1 saat daha az uykuya ihtiyaç duyduğunu, parmaklarınızı çatırdattığınızda çıkan sesin azot gazının baloncuklarının patlamasıyla oluştuğunu, çitaların 70 kilometreye 3 saniyede çıktıklarını, 150 gr brokolide 204 elmadan daha fazla C vitamini olduğu, bazı ahtapotların stresli durumlarda karşılaştıklarında kendi kollarını yediklerini, Thomas Edison’un barutla çalışan bir helikopter yaptığını, 1800’lerin sonunda bazı çamaşır makinelerinin yürüyüş bandı üzerinde yürüyen köpeklerin elde ettiği enerjiyle çalıştığı ve daha fazlası..

devamını oku…

Soner Gönül Çeşitli , , , , , , , , , , , , , ,

Bir Hafta Neden 7 Gün?

Pazar, 09 Ağu 2009

7day

Stajımın son 1 haftasının kaldığındandır galiba kendimi refah devlet seviyesi, dünya barışı ve küresel ısınma gibi konular üzerine yormaya başladım. Tatil moduna erken girdiğimden galiba herşey flu görünüyor gözüme.

Pazar günü olması nedeniyle kafam bu soruya takıldı. Peki siz hiç düşündünüz mü 1 hafta neden 7 gündür diye. 1 günün 24 saat olmasını ve 1 yılın 365 gün olmasının güneşin hareketlerine bağlı olduğunu hepimin 4. sınıftan biliyoruz. Peki neden 1 hafta 7 gündür? Araştırdım buldum bişiler.

Bir gün Güneş’in doğduğu zamandan ertesi gün doğacağı zamana kadar geçen süredir. Bir ay ise Ay’ın aynı evresinin gökyüzünde tekrar göründüğü zamana kadar geçen süredir. Çok eskilerde bu zaman birimleri insanların hayatlarını organize edebilmeleri için yeterliydi. Zamanla bir günden uzun, bir aydan da kısa bir zaman birimine ihtiyaç duyuldu. Babilliler 7 günlük haftayı zaman birimi olarak kullanmaya başladılar. Sonraları Yunanlılar, Çinliler ve Mısırlılar 10 günlük, Romalılar ise 8 günlük haftayı kullanmaya çalıştılar.

Bir hafta olarak kabul edilen yedi günlük sürenin kaynağı tam olarak bilinmiyor.En kuvvetli tez bu sürenin Ay’ın evrelerinden kaynaklandığına dayanır. Ay’ın dört evresinin (yeni ay, ilk dördün, dolunay, son dördün) sürelerine en yakın olan tam gün sayısı yedidir.

Ancak bu doğal ve astronomik temelin yanı sıra astrolojik bir inanışın da, ta Babilliler zamanından itibaren, yedi günün bir hafta olarak seçilmesinde rol oynadığı ileri sürülüyor. İlk çağlarda bilinen beş gezegen ile Güneş ve Ay’ın toplam sayısının yedi oluşu bu sayıya gizemli ve uğurlu bir sayı olarak bakılmasına neden olmuştur.

Daha sonraları dinlerde göklerin yedi kat oluşuna inanış, müzikteki ana nota ve tabiattaki ana renk sayılarının da yedi oluşu bu sayının gizemini iyice arttırmıştır. Takvimde yedi günlük haftanın resmiyet kazanması ise milattan sonra 327 yılında Roma İmparatoru I. Constantinus’un çıkardığı bir emirle olmuştur.

Tevrat’ın yaratılış (tekvin) anlayışına göre Tanrı evreni 6 günde yaratmış, yedinci günde de (cumartesi) dinlenmiştir. Hıristiyanlar haftayı Tevrat’taki şekliyle kabul ettiler, yalnız Hz. İsa’nın diriliş hatırasına yedinci günü değil de birinci günü, yani pazarı ‘Tanrı Günü’ olarak kabul ettiler.

İslam dininin doğuşundan sonra da yine yedi günlük hafta süresi benimsendi. Ancak Hz. Muhammed’in müminleri mescitte toplayıp, namaz kıldığı, hutbede devlet ve günlük işleriyle ilgili açıklamalar yaptığı altıncı gün (cuma) dinlenme günü olarak kabul edildi. Türkiye Cumhuriyeti’nde 27 Mayıs 1935 tarihinde yayımlanan bir kanunla tatil günü cumadan pazara alındı.

1792 yılında Fransa takvim yapısını değiştirerek 10 günü bir hafta kabul etti ama yürütemedi. Rusya 1929′da 5 günlük hafta uygulamasına geçti, sonra bir haftayı 6 güne çıkardı ve sonunda pes ederek 1940′da 7 günlük haftaya geri döndü.

Soner Gönül Çeşitli , , , , ,