21 Haziran 2009. 3. pazar…
Bugün Arjantin, Bangladeş, Bulgaristan, Kanada, Şili, Çin, Kolombiya, Kosta Rika, Küba, Kıbrıs, Fransa, Yunanistan, Hong Kong, Hindistan, Jamaika,Japonya, Malezya, Malta, Mauritius, Meksika, Hollanda, Panama, Pakistan, Peru, Filipinler, Porto Riko, İrlanda, Singapur, Slovakya, Güney Afrika, Sri Lanka, Trinidad ve Tobago, İngiltere, ABD, Venezuela, Zimbabve ve ülkemizde Babalar Günü.
Uyandığımda aklımdaydı onu aramak. Kalkıp kahvaltı yapıp sonra aramayı tercih ettim. Telefonu açtığında ablamlarda ordaydı. Fakat babalar gününü ilk ben kutlamışım. Almanyadaki ablamla sabah konuşmuş babam. Ama unuttu heralde kendisi. Kutlamamış. İlk kutlayan çocuğun ben olduğumu duyunca bir güzel sevindim.
Doğmamla başladı herşey. Doğum günlerimi hiç aksatmadan kutladı. Çoğunlukla uzağındaydım doğum günlerimde. Telefonla arardı. Sonra sünnet oldum. Hep yanımdaydı. Pilavın içine koymak onun fikriydi. Sonra okula başladım. İlkokulda onun yanındaydım. 1. sınıfı okumadan 2. sınıfa geçmemi istemişti öğretmenlerim. O istemedi. Ortaokulda’da yanında sayılırdım. Haftasonları yanımıza gelirken BİM’den hep Topkrak alırdı. Bayılırdım onlara. Sonra liseyi kazandım. Kuş uçtu yuvadan bir anlamda. 3 ayda bir görüşebiliyorduk. Çok sevinmişti Fen Lisesi’nde okumama. Şimdi de üniversitedeyim.
Hep kendime sorardım onu en çok ne zaman mutlu etmiştim? diye. Şimdi biliyorum galiba. Ne sünnetimde, ne liseyi ne de üniversiteyi kazandığımda. Ona ilk kez “baba” dediğimde..
Related posts