Özgeçmiş Nasıl Hazırlanır?

Cuma, 23 Tem 2010 Soner Gönül View Comments

cv Yalnızca işe alma görüşmelerinde uygulanan bazı özel kurallar vardır. Bunun nedeni, görüşmeyi yapan kişinin, adayın -iş görgüsü de dahil olmak üzere- işe uygunluğunu her yönüyle değerlendiriyor olması ve çoğu kez, iş başvurusunda bulunanın, yaptığı hataları düzeltmek için ikinci bir şansının olmamasıdır.

Başvurduğunuz iş için katıldığınız görüşmede başarılı olmanın sırrı, sadece iş görgü kurallarına uymayı becerememekten dolayı reddedilme tehlikesini ortadan kaldırmaktır. Doğal olarak, yalnızca bu görgü kurallarını bilmeniz, işe alınmanızın güvencesi olmayacaktır! Ama, yalnızca bilgi ve becerilerinizin değerlendirilmesini sağlayacaktır.
Özgeçmişiniz
İşe alma görüşmesine katılmadan önce, büyük olasılıkla özgeçmişinizi göndermeniz gerekecektir. Yetenekli birçok insan, özgeçmişlerinin içeriği ve biçimiyle okuyanı etkilemeyi başaramadıkları için, görüşmeye dahi alınmadan reddedilmektedir. Aşağıdaki yalın ilkelere uyarak, bu konuda fazla yanlış yapmaktan kurtulabilirsiniz.

* Hem özgeçmişinizi, hem ona ekleyeceğinizi kapak mektubunu daktiloyla veya bilgisayarda yazın. (Bazı işverenler el yazısıyla hazırlanmış başvuru isterler ve eğer böyle bir yere başvuruyorsanız, yazınızın olabildiğince okunaklı olmasına özen gösterin.)

* Özgeçmişiniz, iki sayfayı geçmesin (Ön değerlendirmeyi yapacak kişinin düzinelerce başvuru mektubu okuyacağını unutmayın.)

* Önce kişisel bilgilerinize (Adınız, soyadınız, adresiniz, cinsiyetiniz, medeni durumunuz, yaşınız vs) sonra özet bir biçimde eğitim durumunuza (bitirdiğiniz okullar, bölümler, başarı düzeyiniz vb) yer veriniz.

* Sonra şu andaki işinizi anlatın (Aldığınız ücret ve sosyal haklarınızı, neden iş değiştirmek istediğinizi de belirtin.)

* Kronolojik sırayla, önceki işleriniz hakkında bilgi verin (Neden ayrıldığınızı da belirtin.)

* Kişisel meraklarınız ve iş dışı alanlarınızı özetle anlatın.

* Söz konusu işin size neden çekici geldiğini belirten birkaç cümleyle bitirin.

Görüşme aşamasına kadar referans belirtmenize genellikle gerek yoktur; özgeçmişinize bonservis mektupları eklemeden önce iyi düşünmelisiniz. Bu aşamada, özgeçmişinizde belirttiğiniz iş deneyiminiz herhangi bir ek kanıt gerekmeden de ikna edici olabilmelidir.

Related posts

Etkili Yazışma Yolları

Pazar, 20 Haz 2010 Soner Gönül View Comments

etkiliyazim Mutlaka uzun ve okunması zor cümleler kurun. Böylece yazdıklarınızı anlamak o denli zor olur.
Sık sık olumsuz ifadelere yer verin ki yazdıklarınızı okuyan kişi size karşı bir sempati duymasın.
Sakın özlem-yüklem uyumuna dikkat etmeyin.
Bir cümleyi tamamlamadan yarıda kesmenizde hiçbir sakınca yok. Okuyan kişinin kafasını iyice karıştırmış olursunuz.

Aman yazdıklarınızı göndermeden önce okumayın. Yoksa bazı yanlışlıkları veya hataları görüp düzeltmeniz gerekebilir.Bırakın bu yanlışları yazıyı alan kişi düzeltsin.
Virgül güzel bir semboldür. Sık sık ve gereksiz yere istediğiniz kadar kullanabilirsiniz. Aynı şekilde ünlem işaretlerini seviyorsanız onları da bol bol kullanabilirsiniz.
Yazışma resmi de olsa yalnızca sizin anlayabileceğiniz kısaltmalara yer verin ! Karşı taraf nasıl olsa bu işi çözmenin bir yolunu bulacaktır.

Bazı cümleleri sık sık tekrar edin ki karşı taraf artık o kadar sıkılsın ki o cümlenin ne kadar önemli olduğunu anlasın.

Yazarken eski ve modası geçmiş kelim ve deyimler kullanın ki hafızanızın ne kadar güçlü olduğu ortaya çıksın.

Related posts

İş Görüşmesi Sırasında

Salı, 15 Haz 2010 Soner Gönül View Comments

is-gorusmesi Büyük bir olasılıkla, iyi bir izlenim yaratmak için çok sınırlı zamanınız olacaktır; ayrıca, sizinle görüşecek kişinin toplantıyı nasıl yürüteceği hakkında herhangi bir bilginiz de olmayacaktır. Bu nedenle, şu olasılıklara karşı hazırlıklı bulunmalısınız:

Sizden kariyerinizi anlatmanız istenecektir. Ağırlığı en son ya da hala çalışmakta olduğunuz işinize vererek, kısa ve ilginç bir özet hazırlayıp prova edin. Hiç soru sorulmayabileceğini gözönünde bulundurarak, on dakikayı geçmeyecek biçimde hazırlayacağınız bu özet içinde, başvurduğunuz görevle ilgili deneyimlerinizi özellikle belirtin.

Size bu işin neden çekici geldiği ve neden bu işe uygun olduğunuzu düşündüğünüz sorulacaktır. Bu soruya hazırlanmak daha güçtür, çünkü elinizde bu bölümle ilgili fazla malzeme olmayabilir (gerekiyorsa, bunu görüşeceğiniz kişiye söylemelisiniz). Yine de, hiç değilse, aklınızda iyi belirlenmiş ‘başlıklar’ bulundurmalısınız.

Size rasgele seçilmiş teknik veya kişisel sorular sorulacaktır ; üstelik, bir olasılıkla, düşünme hızınızı ve esnekliğinizi sınamak için, saldırgan bir üslupla. Hızlı düşünmeye, serinkanlılığınız yitirmemeyi, hepsinden önce de, harikalar yaratmaya yeltenmemeye hazırlıklı olun (sizinle görüşen kişi, hakça sayılmayacak kadar zor sorulara karşı tepkilerinizin olgunluğunu ölçüyor olabilir.)

Görüşmenizin ilk 30 saniyesinde, görünüşünüz, görgünüz ve kişisel üslubunuz, karşınızdaki kişi tarafından -olumlu veya olumsuz- belirlenecektir. Bu nedenle, daha görüşmenin başından itibaren özgüveniniz yerinde, uyanık ve neşeli olmanız (kendinizi çok gergin hissetseniz bile gülümseyin) çok büyük önem taşır.

Selamlama, tokalaşma, karşınızdakinin gözlerinin içine bakma ve düzgün duruş (ister ayakta, ister otururken) her zaman büyük önem taşır.

Görüşeceğiniz kişi yorgun, aksi, dağınık, dikkatsiz (‘İsminiz ne demiştiniz?’) ya da ilk bakışta sevmediğiniz biri olabilir. Yine de, bunların hiçbirine aldırmadan görüşmeyi sürdürmelisiniz -sonradan, hiç değilse kendiniz, kendinize hakça davrandığınızdan emin olmalısınız!

Related posts

Başarı ve Alışkanlıklar

Perşembe, 10 Haz 2010 Soner Gönül View Comments

başarı

Mevcut alışkanlıklarınızı değiştirmeyi ve yenilerini kazanmayı  düşünmeli insan. Eğer yaptıklarınızı değiştiremezseniz, elde edecekleriniz de değişmez ! Her gün sadece küçük bir iyileştirme yapmanız, farkı yaratabilir. Bu kadar kolay işte.

Sakın sadece yanlış yaptığınız ya da iyi yapmadığınızı düşündüğünüz  şeylere odaklanma tuzağına düşmeyin. İyi yaptığınız  şeyleri belirlemeye başlayın, hatta bir adım daha öteye giderek bunların bir listesini çıkarın. Bu uygulama, yolunuzdaki engelleri yıkmanıza ve arzuladığınız hedefe ulaşmanıza yardımcı olacak, kendinize olan güveninizi ve öz-saygınızı arttıracaktır.

“Başarısızlık” kelimesi ile ilgili ön yargılarınızı yıkın! Başarısızlığı beklentilerinizin farklı bir çıktısı ya da sonucu olarak gürün. Bu farklı çıktıdan çok  şey öğrenebileceğinizi düşünün. Bu nedenle başarısızlığı inkar etmeyin ve görmezlikten gelmeyin. Bunun yerine başarısızlıktan edindiğiniz tecrübe ve bilgileri kutlayın.

Bazen iyi olmayan  şeylerle o kadar meşgul oluruz ki, bunun sonucunda sadece değerli fırsatları değil, etrafımızda olan güzel şeyleri de gözden kaçırabiliriz. Peki, arzuladığınız hayatı yaratmaya hazır mısınız? Bunun için kararlı olun ve kendinize değişeceğinizi taahhüt edin.

Aynı zamanda yaşantınızda iyi olan  şeyleri not edin.

 

Neleri iyi yapıyorum.

———————————————–

———————————————–

———————————————–

———————————————–

———————————————–

Hayatımdaki iyi şeyler.

———————————————–

———————————————–

———————————————–

———————————————–

———————————————–

———————————————–

Related posts

İş Ararken Olumlu Kalmak

Pazartesi, 10 May 2010 Soner Gönül View Comments

Happy-Business-Woman Kriz başladıktan sonra ister küçük ister büyük olsun bir çok şirket çalışanını işten çıkardı. Halen de çıkarmaya devam ediyorlar. Bu durum yeni mezun olanların ya da iş arayanların iş bulmasını daha fazla zorlaştırdı. Krizin daha devam edeceği göz önüne alındığında, bu kişilerin iş bulmalarına giden yolda morallerinin daha fazla bozulacağı anlamına geliyor. Fakat böyle bir dönemde moralinizi olumlu tutmak zorundasınız.

İş ararken olumlu olmak, sizi iş ararken yapacağınız eylemlerde pozitif etki yaratır. Eğer kendiniz iş bulacağınıza inanmıyorsanız, bulamazsınız da.

Ne yapmanız lazım;

1. Birçok yere özgeçmiş:  Sadece sizin çalışma alanlarınız ile ilgili ilanlara ya da pozisyonlara değil, çalışmak istediğiniz firmalara da özgeçmişinizi gönderin. Klasik olarak daha fazla yer, daha fazla pozisyon, daha fazla iş imkanı demektir.

2. Gülümseyin: Sevdiğiniz şeyleri yapın. (Müzik, fotoğraf, film) Bu sayede pozitif olmanın psikolojik etkisini iş ararken de görürsünüz.

3. Güncel olun: Bir iş ararken pozisyon ile ilgili kendinizi geliştirin. Kitaplar, makaleler okuyun. Bunlar hakkında eğitim videoları izleyin.

4. Başkalarına destek olun: Kendinize iş bakarken karşılaştığınız pozisyonlar ile ilgili çevrenizde iş arayanlar varsa onları haberdar edin. Başkalarına yardım etmek sizi güçlendirir.

5. Pozitif insanlarla ile birlikte olun: Olumlu düşünen, bu konuda mantıklı çıkarımlar yapan insanlar ile arkadaşlık kurun. Bu sizi de etkileyecektir.

6. Tecrübe dinleyin: Etrafınızdaki insanların iş arama sürecinde nasıl davrandıklarını, onların rahat olabilmeleri için neler yaptıklarını öğrenin. Unutmayın ki sizi mutlu edebilecek başka işler de olabilir.

7. Ne iş olsa yapmayın: Her ne kadar paraya acil olarak ihtiyacınız olsa da, erken doğru iş aramaya başlarsanız firmaların sizi seçmesi gibi sizin de firmaları seçme imkanınız olur.

Son olarak;

- Özgeçmişlerinizde sakın yanlış bilgi vermeyin.

- Dış görünüşünüze gösterdiğiniz özen sizin işinize de gösterdiğiniz özene paralellik gösterir. Unutmayın !

Related posts

ASP.NET ile XmlDataSource Kullanımı [Video]

Çarşamba, 21 Nis 2010 Soner Gönül View Comments

ASP.NET’in database kısmında sadece veritabanlarına değil veri kaynaklarına da kolay erişim yönüyle büyük avantajlar sağlar.

Bunlardan bir tanesi de XML’dir. ASP.NET 2 ile XML kullanımı oldukça yaygınlaşmıştır. Bu yazı da XML verilerini dosyasından çekebilen XmlDataSource kontrolünü anlatacağım. XML dosyamızı oluşturduktan sonra yapacağımız şey XmlDataSource kontrolünü sayfaya sürükleyerek bırakmak olacaktır. Bu kontrol sayesinde kolayca bu dosyadan veriler çekebiliriz. Ayrıca çektiğimiz verileri bu örnekte Treeview kontrolü ile sayfamızda göstereceğiz.

devamını oku…

Related posts

ASP.NET ile RangeValidator Kullanımı [Video]

Pazartesi, 12 Nis 2010 Soner Gönül View Comments

ASP.NET’te validator (denetleyici) kontrolleri bir verinin istenilen şekilde olup olmadığımı kontrol ederler. Örneğin; bir e-posta adresinin girildiği TextBox’ımız olsun. Burada girilen değerin bir e-posta adresi olup olmadığını denetlemezsek, e-posta adresi olmayan bir takım girdilerle karşılaşabiliriz.

RangeValidator kontrolüne gelecek olursak bu kontrol bir form elemanına kullanıcının bilerek veya bilmeyerek belirtilen değerler arasında bir değer girilip girilmediğini kontrol eder. Birkaç özel ifadesi vardır;

devamını oku…

Related posts

ASP.NET ile CheckBox ve CheckBoxList Kullanımı [Video]

Salı, 06 Nis 2010 Soner Gönül View Comments

ASP.NET’te bulunan Web Sunucu Kontrolleri, System.Web.UI.WebControls namespace’inde tanımlı olan class’ların oluşturduğu kontrollerdir. HTML sunucularına oldukça benzerler fakat daha zengin programlama kapasiteleri mevcuttur.

HTML kontrollerinden farklı olarak Web kontrolleri, HTML kontrollerinde bulunan herşeye sahiptirler.

Öyleyse neden HTML kontrollerine ihtiyaç duyuluyor?

Çünkü mevcut uygulamaları daha az zaman harcayarak .NET uygulaması haline çevirebilmek için. Örneğin sitenizde çok fazla satır HTML for elemanı olabilir ve sitenizi .NET uyumlu hale çevirmek isteyebilirsiniz. Bunları Web kontrollerine çevirmek uzun zaman alır.Buna tercihen mevcut HTML elemanlarına, bir kaç ilave yaparak birer sunucu kontrolüne çevirebiliriz.

CheckBox ve ChecBoxList kontrollerine gelecek olursak bilinen seçenek kutucuklarının sunucu versiyonlarıdır. Hemen örneğimize bakalım.
devamını oku…

Related posts

ASP.NET ile StateBag Nesnesi Kullanımı [Video]

Cumartesi, 03 Nis 2010 Soner Gönül View Comments

ASP.NET’te kullanılan Viewstate’ler sayesinde sayfa sunucu tarafından kullanıcıya gönderilirken, kontrollerin içerdiği veriler gizli olarak tutulan bir form elemanına değer olarak atanıyordu. Kullanıcı Postalama işlemini yaptıktan sonra bu değerler ile kullanıcının girdiği son değerler karşılaştırılıyordu. Böylece herhangi bir hafıza tüketimi olmuyordu sunucuda. Kontrollerin bütün değerleri tek bir string halinde toplanıp kimsenin çözemeyeceği şekilde kodlanarak Viewstate olarak tutuluyordu.

StateBag nesnesi ise ASP.NET’te Viewstate mekanizmasının kendi girdileri için herhangi bir durumu saklamak için kullanılır. Kullanıcının girmediği, düzenlenmiş bilgileri saklamaktır. Viewstate elemanına diğer kontrollerden gelen veriler gibi kodlanmış veri ekler.

devamını oku…

Related posts

Blog yazarları bunları bilmeli..!

Cumartesi, 27 Mar 2010 Soner Gönül View Comments

blog-writer Yaklaşık 2 senedir ciddi ciddi uğraşıyorum bloğumla. Yazmakla kalmıyor aynı zamanda yerli ve yabancı kaliteli blogları da elimden geldiğince takip etmeye çalışıyorum. Hem yeni başlayanlar için hem de uzun zamandır yazanlar için birkaç noktaya değinmek istiyorum.

1- Her okuyucu bir fikre sahiptir. Sizin yazdıklarınıza fikir olanda olmayan da olacaktır. Bu yüzden sizinle aynı fikri savunmayanlarla da iletişim haline geçip sohbet edin.

2- Yazılmışsa yazmayın. Yazmak istediğiniz konuyu önce Google’da aratın. Eğer bu konu ile ilgili sizinki gibi bir yazı yazılmamışsa yazın. Yok varsa hiç yazmayın. Daha önce yazılmışken neden aynı konu için bir daha sizin bloğunuzu ziyaret etsinler ki?

3- Farklı yazın. Farklı yazmak sizi diğerlerinden ayırır. 2. maddedeki durum hala geçerli tabi ki.

4- Yazdıklarınıza karşı olanların sizin yazınızı okumaları en iyisidir. Her gün bloğunuza girip her yazınızın altında, “Teşekkürler”, “Güzel olmuş” şeklinde yazılar olacağına bir tane karşı görüşlü yorum olmadı sizin için daha iyidir.

5- Yorum yazılması önemli değildir. Yazınıza yorum yazılıp yazılmaması önemli değildir. Önemli olan okunup okunmamasıdır. Bu yüzden bir yazının altında hiç yorum olmamış ya da yüzlerce yorum olmuş önemi yoktur. Zira insanlar yorum yazmayı sevmezler.

6- Ziyaretçi sayınız kimseyi ilgilendirmez. Bloğunuzun çeşitli yerlerine “toplam ziyaterçi sayısı” “online kişi sayısı” gibi şeyler sitenize giren kullanıcıları rahatsız eder. Kişiler sitenize okumak için girer sayfanızda kaç kişi olduğuyla ilgilenmezler. Çok ziyaretçinizin olması sadece reklam konusunda önemlidir.

7- Trafik kontrolü yapın. Bloğunuzun trafik kontrolünü iyi analiz edin. Hangi yazılarınız daha fazla ilgi çekiyor bunları belirleyin. Bu tür konular hakkında daha fazla yazılar yazmaya başlayın.

Related posts